CHP’nin dergisinde kamucu ekonomik model savunuldu

CHP’de İkinci Yüzyıl dergisinin Temmuz- Ağustos sayısında Selin Sayek Böke, Bülent Kuşoğlu ve Şevket Pamuk yazılarında neoliberal politikalarla kalkınmanın olmayacağını, ekonomiye kamucu bir bakış açısı gerektiğini yazdı.
Uzun süredir CHP’nin neoliberalizme yakın ekonomi politikaları sol siyasetle bağdaşmayacağı gerekçesiyle eleştiriliyordu. Neoliberal politikalar nedeniyle ülkede yaşanan ekonomik kriz CHP’nin kurmay heyetini de kamucu bir bakış açısına yöneltti.

“KÜRESEL FİNANS SİSTEMİNİN ÇARKLARI”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu derginin son sayısında küresel finans sisteminin balon olduğunu ifade ederek “Neoliberal düşünce, devletin piyasaya olan müdahalesini minumum düzeye indirmeyi ve (deregülasyon) kuralsızlık teorisi ile özel sermayeye her türlü imkânın sağlanmasını hedeflemektedir. Türkiye’de neoliberalizmin 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden önce 24 Ocak 1980 kararları ile uygulamaya konulduğunu görmek mümkündür (…) Türkiye son 20 yılda sahip olduğu iktisadi teşekkülleri özelleştirme kapsamında elinden çıkarmış ve devleti önemli ölçüde iktisadi hayatın dışına itmiştir. Serbest piyasa ekonomisinin gerektirdiği her türlü kararı sorgulamadan alarak küresel finans sisteminin çarkları arasında öğütülür hale gelmiştir. Sistemin yürümesi için her seferinde daha fazla borçlanmak ve daha çok faiz ödemek gerekmiştir. Finans ekonomisinin etkisi altında kalmış ve üretim alanlarından uzaklaşmıştır” diye yazdı.

BÖKE: ÖZELLEŞTİRME YAĞMAYA DÖNÜŞTÜ

Özelleştirme politikalarının yağmaya dönüştüğünü kaydeden CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ise şöyle yazdı:
“Özelleştirme pratikleri dünyanın birçok yerinde yağmaya dönüştü. Tıpkı bugün ülkemizde yaşadığımız gibi eğitim, sağlık, barınma, enerjiye erişim gibi insanların en temel hakları hak olmaktan çıkarılarak piyasadan alınıp satılan metalar haline getirildi. Çok uluslu firmalar, tekelleşen imtiyazlı gruplar ilaçtan gıdaya, hammaddeden telekomünikasyona tüm alanlarda halkı temel haklarından mahrum bırakan düzenin mihenk taşları haline geldiler. (…) Kuracağımız yeni düzende neoliberalizmin beslendiği ve beslediği ‘şahıs devleti ve şirket gibi yönetilen devlet’ anlayışının yerine hukuk devleti olacak, sosyal devlet olacak, kalkınmacı ve girişimci üretken devlet olacak. Yeni bir kamucu anlayışla eşitlikçi, hak temelli kalkınmayı Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında mutlaka sağlayacağız!

DEVLET MÜDAHALECİLİĞİ

Akademisyen Şevket Pamuk Osmanlı’dan günümüze Türkiye’deki ekonomik sistemi ele aldığı yazısında devletin müdahaleciliğinin zorunlu olduğunun altını çizdi. Şevket Pamuk yazısında şu ifadeleri kullandı:
“Devlet müdahaleciliğinin daha etkili olabilmesi için hem toplumun daha iyi örgütlenmesine hem de devletin uygulamalarının daha iyi denetlemesine ihtiyaç var. Kısacası, devlet müdahaleciliğinin ve vergi gelirlerinin iktisadi gelişme yönünde kullanımında başarı kolay değildir ve pek çok koşula bağlıdır. Bugünkü siyasi koşullar değişmeden, devlet müdahaleciliğini yandaş yaratmak için değil sanayileşme ve ileri teknoloji için kullanan bir yaklaşım benimsenmeden, devlet müdahaleciliği için gerekli kurumsal yapılar, kadrolar ve denetim süreçleri yeniden kurulmadan, devlet müdahaleciliğinin etkili olması, son yıllarda iyice tökezleyen sanayileşmenin ve iktisadi gelişmenin daha olumlu bir çizgiye oturması mümkün gözükmüyor.”

Yorum yapın